İçeriğe geç

Yılan yavru bakımı görülür mü ?

Yılan Yavru Bakımı Görülür Mü?

Yılanlar, Yavru Bakımı ve Benim “Hayvan Sevgim”: Bir Çelişki

İzmir’de, sıcak yaz akşamlarında, arkadaş grubumla birlikte çimenlerin üstüne uzanıp, her zamanki gibi hayatı sorgularken bir anda “Yılan yavru bakımı görülür mü?” diye soruldu. Tabii bu, normalde bu tür sohbetlere alışık olduğumuzu düşündüğüm anlarımda gerçekleşti. Herkesin aklına gelen cevap aynıydı: “Yılan bakmaz ki yavrusuna!” Ama bu soruya takılmam çok daha derin bir düşünceye yol açtı: Gerçekten de yılanlar yavru bakımı yapmıyor mu? Yoksa bu modern mitolojiler, yalnızca popüler kültürün bir oyunu mu?

Neyse, önce “yılan yavru bakımı”nı daha ciddi şekilde ele alalım, sonra biraz bu konuyu mizahi bir bakış açısıyla irdelerim. Her zaman anlatacak bir komik hikaye bulurum sonuçta, ama önce biraz bilimsel derinlik!

Yılanlar Yavrusunu Bakar Mı?

Yılanlar, evet, bizzat sürüngenler olduğundan çok “soğukkanlı” varlıklardır. Yani, onları kaygılandıracak bir şey olmadığında, çok da “annelik içgüdüsü”yle hareket etmiyorlar. Bu da demek oluyor ki, yılan yavru bakımı görülemez. Yılanlar, genellikle yumurtladıklarında, yavrularını bırakıp giderler. Ne bir annenin şefkati, ne de bir babanın yavrusuna ördüğü yuva gibi tatlı sahneler vardır.

Hadi bunu biraz dramatize edelim. Yılanlar aslında, tıpkı soğuk bir kahve gibi, bir kere içtikten sonra kaybolan bir lezzet gibidirler. Yavru yılanlar, yumurtadan çıktıktan sonra bağımsız bir hayat sürmeye başlarlar. Hani evde bir yılan varsa ve annesinin “bakımı”na ihtiyaç duyarsa, bu senin evcil kedinin “anne tavuk gibi” davranmasıyla aynı olur. Anlayacağınız, bu işte romantizm yok. Hiçbir yılan yavrusu “Anne, buradayım!” diye çığlık atmaz.

Hadi Ama, Yılan Yavru Bakımı Görülür Mü? Gerçekten!

Şimdi biraz da bu yılan meselesini sorgulayalım. Çünkü işin içine insan faktörü girince, işler biraz daha eğlenceli oluyor. Yılan yavrularına bakmanın ne kadar ilginç olabileceğini düşündüm. Mesela, evde bir yılan yavrusuna bakmak… Ne kadar zor olabilir ki?

Sabah: “Eyvah, yılan yavrum ne yedi?! Yemek yapmayı unuttum, yanlışlıkla pizza kutusunun altına mı bıraktım?”

Öğle: “Hmmm, bu yavru yılan gerçekten yalnız mı kalmak istiyor, yoksa bana bir yemek sunacak mı diye bekliyor?”

Akşam: “Anne yılan olmak sanıldığı kadar kolay değilmiş. Kafamda türlü sorular var; acaba yavru yılan ne kadar zaman sonra yuvasını terk eder?”

Gerçekten, yılan yavru bakımı gülümseseniz de, her sabah onları kontrollü bir şekilde beslemek, kendi başlarına büyümelerini sağlamak, koca bir hayat sorumluluğu taşıyor gibi hissediyor olabilirsiniz. Yani, yılan sahiplenmek işte böyle absürd bir durum.

Yılanlar, yuvadaki kararsız aile bireyleri gibi, bazen bırakıp gitmek isterler. O yüzden, evde yavru yılan bakımı görmek istiyorsanız, öncelikle “bağımsızlık” felsefesiyle tanışmanız lazım.

Yılanların Yavru Bakımı Görmeyi İstemediği Yerlere Birkaç Öneri

Tabii, bir yılanla uğraşmanın daha ciddi sorunları da var. Düşünsenize, bir gün sabah, evde bembeyaz bir yılan yavrusu görüyorsunuz. Şok, değil mi? Yani bu durum, tipik olarak bir komedi skeci gibi:

Sen: “Bir dakika! Yılan yavrum aç kalmış olmasın? Ama o kadar da tatlı duruyor. Bunu şimdilik mutfağa sokmasam mı?”

Yılan: “Evet, ben sadece bu muazzam hızımla özgürlüğümü kutluyorum. Yavru bakımı bende yok.”

Öncelikle, yılanların yavru bakımı yapmamasının mantıklı bir nedeni var: Yılanlar, hayatta kalma içgüdüsüyle hareket ederler. Diğer yılan türlerinden farklı olarak, yavrular bir şekilde doğada bağımsız yaşamaya meyillidir. Hadi, bunu insanların gözünden görelim. Mesela, insanlar bile çocuklarını büyütürken bu kadar yalnızlaşmazken, yılanlar neden yavrularını bırakıp gitmeyi tercih eder?

İnsana Bağlılık ve Yılanlar: Bir İroni

Yılanlar, insanlar gibi duygusal varlıklar değiller. Hani, “Ne kadar bağımsızlar, baksana her şeyin üstesinden gelmişler!” diyebilirsin. Ama şunu da unutma: Yılanlar kendi başlarına hareket eden varlıklardır. O yüzden, gerçek bir yavru bakımı görmeyi beklemek, en başta bir illüzyon olur.

Yılanların gözünden bakarsak, biz insanlar da oldukça kafa karıştırıcı bir türüz. Hadi diyelim ki, yavru yılan bir gün annesinin bakıma ihtiyacı olduğunu fark etti. Ne olurdu? “Anne! Anne! Lütfen burada kal!” Ama annesi, böyle bir kocaman yılan yavrusunu nasıl emzirebilir ki? Bunu hayal etmek bile tuhaf.

Bir diğer konu ise şu: “Bu küçük yavru yılan, annesinin peşinden neden gitmiyor?” diye sorabilirsiniz. Cevap basit. Yılanlar sadece doğaları gereği yalnızdırlar, bazen “bu kadar yavaş” varlıkların ilerlemek için bir yoldaşlığa ihtiyacı yoktur.

Sonuç: Yılan Yavru Bakımı Görülür Mü?

Yılan yavruları bağımsızlıklarını istedikleri için, aslında bakıldığında, yılan yavru bakımı yapmak, bir bakıma insanlıkla dalga geçmek gibidir. Onlar, anneleriyle ya da babalarıyla ilgilenmeye gerek duymayan küçük, yalnız bireylerdir. Eğer bir gün “Yılan yavru bakımı nasıl yapılır?” diye sorulursa, cevabın basit olduğunu göreceksiniz: Yılanlar kendi başlarına büyürler.

Ve ben de şunu ekleyebilirim: Hayat her zaman daha karmaşıktır. Bazen, bir hayvan yavrusunun bakımını yapmayı istemek, doğa ile insanın “bağımsızlık” ve “bağlılık” anlayışlarının çatışması gibi bir şeydir. Belki de, yılanlar kendi yolunda ilerlerken biz de o yolculuğun içinde bir parça kayboluyoruz.

Ama yine de şunu söyleyebilirim: Bir yılan yavrusu evde bakılacak kadar eğlenceli olabilir, ama bir yılan annesi olmak… Kimse istemez, bunu söyleyebilirim!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
elexbet yeni giriş adresibetexper.xyz